Eskiden evlerde erzak depolamaya yarayan "kiler" günümüzde işe yaramayan alanları değerlendirmek amacına hizmet eder... Anı depolamaya yarayan BizimKiler ise belleğin sakladığı izleri sürmek amacına hizmet eder.
okumalı...okumalı...okumalı...yazmalı.
Senin egon kadarım
Abimiz 5. Sınıfa gidiyor . O gün öğretmeni ile bir görüşmemiz var. Okulda randevu saatimizi biraz geçti. Sabırla bekledim. Öğretmenimiz yukarıdan sınıftan değil de dışarıdan koştura koştura geldi. El sıkışırken de spor salonundan geldiğini; bir tanıştırma merasiminde olduğunu söyledi. Dönem ortası ve yeni bir öğrenci gelmiş. Onu sınıfla tanıştırma ve beni karşılama telaşı birbirine karışmış. “Öğrenci erkek mi?” diye sordum. Kız öğrenciymiş. “Keşke erkek olsaydı; benim arkadaş delisi oğlum erkeklerin azlığından şikayetçi” diyiverdim. Öğretmen “Yo... sınıfımızda kız, erkek arkadaş ayrımı yok. Hatta yeni öğrenciyi Can karşılayıp kendini tanıttı ve çok şanslısın, en eğlenceli sınıfa geldin dedi” deyince de oldukça hoşuma gitti. Hatta "oğlum artık ukalalığı bırakmış ve kırıcı dercede doğrucu davut olmaktan vazgeçmiş, aman ne iyi” diye düşünmekten kendimi alamadım. Neyse Can'ın durumunu konuşup işime döndüm. O sıralarda okul çıkışlarında çocukları yine ben alıyorum. Arabada sohbetteyiz, arada “sınıfınıza yeni bir arkadaş gelmiş. Nasıl biri?” diye sordum. Abimiz hemen “şişman ve iri” dedi. Ben “buna nasıl karar verdin? Kendinle mi kıyasladın? Ya da sınıfınızdaki başka kızlarla mı? Kime ve neye göre şişman ve iri olduğunu düşünüyorsun?” diye araştırmaya başladım. Bana öğretmenlerinden birinin adını söyledi. Malum, ilkokulda kızlar erkeklerden daha önce gelişiyorlar. Ve benim Can oğlum; boyu, kilosu, yetenekleri konusunda azıcık hassas. Bir an önce büyümeyi, iri ve uzun olmayı istiyor, biliyorum..Hep küçük yüzünden... Abisiyle her seferinde arayı kapatmanın bir yolunu buluyor. Neyse Can “Ona kaç kilo olduğunu sordum” deyince, oğlumun arkadaşlığın kırılganlığını anladığına sevindiğim, sabahki düşüncemin doğruluğu konusunda yeniden şüpheye düştüm. “Peki o sana ne dedi?” diye merakla sordum. “Senin egon kadarım dedi. Ben de ona, öyleyse çokmuşsun dedim.” diyor. Yine ve bir kez daha nutkum tutuldu; bir an sonra “kabalık etmişsin” diyiverdim. Efe benim fikirlerime katılıp puan toplayacak ya... “Abiiii sen kıza nasıl böyle söyledin!?... Kız seni bırakır... Böyle konuşursan sen evlenemezsin” demez mi?.. Gülsem mi ağlasam mı? Yine kafam karıştı, kalakaldım.
Aynaya çocukların da bakmasına izin vermeli...
ayna
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Yerim ben o Can'ı
YanıtlaSil